İntihal Ediyorum – 1

Piri Reis’in Dünya Haritası, teknik detayları bir yana etik açıdan günümüz dünyasına örnek teşkil edecek bir eserdir. Haritayı hazırlarken yararlandığı pek çok eseri kaynak olarak belirten usta denizci, o dönem bir mecburiyet veya ayıplama olarak görülmese de; “intihal”den uzak durmuştur.

Son günlerde Nilgün Bodur’la yeniden gündeme gelen intihal konusu, yıllardır süregelen ve özellikle bilim dünyasında maalesef sıkça karşılaşılan bir durum.

İntihal kelimesini Wikipedia’da şöyle açıklamışlar; bir kişinin eserinde başka kişilerin ifade, buluş veya düşüncelerini kaynak göstermeksizin kendisine aitmiş gibi kullanması. TDK ise tek bir kelimeyle açıklıyor; aşırma.

Son yirmi yılda basına yansıyan yüzlerce intihal haberi bulunmakta. Özellikle bilim alanında uzun süre boyunca süre gelen denetimsizliğin bu etik dışı davranışı bir alışkanlığa dönüştürmesi, bu alandaki ünümüzün dünyaya yayılmasına vesile olmuş.

Gerek bizden gerekse yurt dışından bazı çarpıcı intihal vakaları:

Annenin Kitabı

Prof. Dr. İhsan Doğramacı’nın ilk defa 1952 yılında yayınlanan ve 14 baskı yapan kitabı “Annenin Kitabı”, tam 33 yıl süren bir intihal iddiası içinde buldu kendini. Yükseköğretim Kurumu(YÖK) kurucusu olan Doğramacı’nın kitabı hakkında 1981 yılında Uğur Mumcu bir yazı kaleme aldı.

Mumcu yazısında, söz konusu kitabın Amerikalı Yazar Dr. Benjamin Spock’ın 1946 yılında yazdığı “Baby and Child Care” adlı kitabındaki ifadelere benzer ifadeler içerdiği ancak buna karşılık kaynak olarak gösterilmediğini esprili bir üslupla kaleme aldı.

Fakat iddiaların ciddi bir boyuta ulaşması 2000’li yıllarda meydana geldi. YÖK’ün doçent adaylarının intihal yapmasını önlemek amacıyla “Etik Komisyonu” oluşturması fikrine destek veren ancak YÖK önce kendi kurucusuna baksın diyen Prof. Dr. Hasan Yazıcı, söz konusu intihal iddiasının hukuki tarafı konumuna geldi.

İhsan Doğramacı’yla mahkemelik olan Yazıcı, 2006 yılında manevi tazminat olarak 4 bin lira ödemeye mahkum edildi. Ancak haklılığını ispat etmek adına davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar götürmesiyle karar değişti ve 2014 yılında dava lehine sonuçlandı. Mahkeme, Yazıcı’ya 8 bin avro tazminat ödenmesine karar verdi.

İntihal Mağduru Sürgünde

Selçuk Üniversitesi Matematik Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Durmuş Bozkurt ve doktora öğrencisi Kerem Yamaç’ın 2003 yılında kaleme aldıkları ve uluslararası yayın yapan Applied Mathematics and Computation dergisinde yer alan tezlerinde intihal yapmaları sonrasındaki gelişmeler bir hayli ilginç.

Aynı üniversitede görev yapan öğretim görevlilerinden Prof. Dr. Haydar Bulgak ve eşi Doktor Öğretim Üyesi Ayşe Bulgak’ın uluslararası bilim dergilerinde yayınlanan iki makalesinden kaynak belirtmeden alıntı yapmaları Münih Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hans Joachim Bungartz tarafından fark edildi ve dergi tarafından hem okuyuculardan hem de Bulgak çiftinden özür dilendi. Bunun üzerine konuyu adli mercilere taşıyan Bulgak’lar, üniversite bünyesinde sürgüne gönderildiler.

Ayşe Bulgak, verilecek lisans dersi olmadığı gerekçesiyle üniversiteden iki yıl boyunca uzaklaştırıldı ancak idare mahkemesi kararıyla görevine geri dönebildi.

Matematik Bölümü’nde Uygulamalı Matematik Ana Bilimdalı Başkanı olan eşi Prof. Dr. Haydar Bulgak’ın mücadelesi daha çetin oldu. Bulgak önce Konya Meslek Yüksekokulu’na öğretim görevlisi olarak atandı. Mahkemeye başvuran Bulgak, aylar sonra mahkemenin lehine karar vermesi sonrası Fen Edebiyat Fakültesi’ne geri döndü ancak üniversite tarafından ana bilimdalı başkanlığına iade edilmedi.

YÖK’ün talimatıyla Bulgak, ana bilimdalı başkanlığı görevine iade edildi. Fakat üniversite bu kez de onu Karaman’daki İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’ne görevlendirdi. Profesör, idari yargı kararının uygulanmasındaki aksilikler dolayısıyla mahkemeye başvurdu ve bu dava da lehine sonuçlandı.

TÜBİTAK, intihal yapan iki akademisyene üç yıl boyunca destek verilmeyeceğini açıkladı. YÖK ve üniversite, yalnızca Kerem Yamaç’ı suçlu buldu. Ancak Durmuş Bozkurt’un danışman olması dolayısıyla doğrudan suçlanamayacağına hükmettiler. Bu süreçte Matematik Bölüm Başkanı olan Bozkurt, intihalle alakalı olarak, “Öğrencim izin almadan ismimi kullanmış. Makaleleri şikayetten sonra fark ettim. YÖK ve üniversite beni suçsuz buldu…” şeklinde konuştu.

2016 yılı Haziran ayında Yargıtay, Prof. Dr. Durmuş Bozkurt ve doktora öğrencisi Kerem Yamaç’ın maddi-manevi tazminat ödemesine yönelik mahkeme kararını onadı. Prof. Dr. Durmuş Bozkurt, daha sonra FETÖ operasyonu kapsamında gözaltına alındı ve Selçuk Üniversitesi tarafından görevden ihraç edildi.

İstihbarat Raporunda İntihal

Bu seferki olay bizden değil. 2003 yılı Şubat ayı başında İngiltere tarafından hazırlanan ve ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell’ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde övgüyle bahsettiği Irak’la alakalı istihbarat raporunun büyük bölümünün çalıntı olduğu ortaya çıktı.

19 sayfalık raporun 6 ve 16. sayfaları arasındaki bölümün doğrudan Amerika’da bir üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışan İbrahim Al Marashi’nin makalesinden, 6 sayfalık bir bölümünün de ağırlıklı olarak 1997’de Sean Boyna ve Ken Gause tarafından yazılan bir makaleden alındığı anlaşıldı.

Al Marashi’nin bölümünün gramer hatalarının bile aynen aktarıldığı rapor için, İngiliz yetkililer bir kaynak belirtme ihtiyacı duymamışlar.
Al Marashi konuyla ilgili olarak, “Bundan sonra İngilizlerin hazırladığı hiç bir rapora güvenmem.” ifadelerini kullandı.

Ne Demişti?
Geçtiğimiz yıllarda söylenmiş ve hafızalarda yer etmiş sözleri derledik. Buradan.

Kaynaklar:

OdaTv
Hürriyet
T24
Fas(İngilizce)