THY Grevi 2012

2012 Mayıs ayı itibariyle 14 bin kişinin çalıştığı Türk Hava Yolları, 18 aydır Hava İş Sendikası ile toplu sözleşme konusunda anlaşamamıştı. 15 ayın sonunda Bakanlar Kurulu’nca atanan aracı heyete de, THY dava açmıştı. 
Hal böyleyken, sendikadan THY’nin süreci bilerek uzattığını ve grev hakkını kaldıran yasayı beklediği açıklaması geldi. 

11 Mayıs 2012 tarihinde AKP İstanbul Milletvekili Metin Külünk tarafından, halen yürürlükte olan "2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendi"nin değiştirilmesi teklif edildi.
”4. Banka ve noterlik hizmetleri” şeklindeki grev yasağı bulunan işkolları maddesine “havacılık hizmetlerinde" diye ilave bir değişiklik yapılması istenen teklif kabul edilirse; sözleşme görüşmeleri boyunca grev yapması yasak olan havacılık çalışanlarının artık sözleşme görüşmeleri sonrasında da grev yapması yasaklanacaktı.
i

Akp Milletvekili Metin Külünk’ün, THY istediği için kanunda değişiklik teklifi verdiğini açıklaması; sendikanın iddiasını doğruluyordu.

Hava-İş Sendikası’nın uyarı ve çabalarına rağmen yasa 29 Mayıs 2012’de TBMM’de kabul edildi. Bunun üzerine sendikaya bağlı çalışanların kendini iyi hissetmeme haklarını kullanarak iş yavaşlatma eylemi gerçekleştirdiler. Saat 03:00’da başlayan eylem 22:30’da sendikanın ‘Grev bitti herkes normal mesaisine dönebilir’ çağrısının ardından sona erdi.
Grev sebebiyle 179 seferini iptal etmek zorunda kalan THY, greve katılan 1,179 personelden 305’inin işine son verdi. 

7 haziran günü bir açıklama yayınlayan THY Yönetim Kurulu, akdi feshedilen personelin tekrar işe alınma talebinin kabul edilmemesine karar verdiğini duyurdu.

18 ekim 2012 meclisten geçerek yasalaşan Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası ile mevcut durumda yasak olan hava iş kolundaki grev yasağı ortadan kalktı. Yasa 29 Mayıs öncesine döndü.
i

THY Sendika Görüşmeleri

Toplu iş sözleşmesi bu süreçte mümkün olduğunca devam etti. Görüşmelerde 305 personelin kayıtsız şartsız işe iadesi ön şart olarak sendika tarafından sunuldu. THY Yönetimi ise önce diğer talepleri dikkate alıp anlaşma sağlamayı, işe iadesi istenen personelleri daha sonra görüşmeyi istiyordu. Hal böyle olunca uzlaşmak imkansız hale geldi ve Nisan 2013’te, taleplerinin karşılanmayacağı kendilerine bildirilen sendika yetkilileri yeni bir grev kararı aldılar.

Sendika 15 Mayıs 2013 tarihinde saat 03:00 itibariyle greve gidececeğini açıkladı.
Sendika temsilcileri, grev öncesi son basın açıklamasını Galatasaray Lisesi’nin önünde, iki taraftaki TOMA ve çevik kuvvet polislerinin ortasında yaptılar. 

Lisenin önündeki açıklamaya katılanlardan biri, çıkarılan 305 kişiden olan eski kabin Amiri Deniz Pekdaş Eralp basına verdiği ropörtajda tatil gününde dahi; iki saat sonra uçuş var diye işe çağrıldıklarını, son üç yıldır rapor alan arkadaşlarının farklı zamanlarda “verimsizlik” gerekçesiyle işten çıkarıldığını anlattı.

15 Mayıs Grevi

Grev başlamadan THY ve sendika arasında grevin etkili olup olmayacağı tartışması, grev günü de karşılıklı açıklamalarla devam etti. THY Yön. Kur. Baş. Hamdi Topçu, grevin kağıt üstünde kaldığını söylerken, Hava İş Başkanı Atilay Ayçin; grevin işe yaradığını, THY’nin apar topar pilot ve kabin ekibi tahsis ettiğini, eğitimini tamamlamamış kabin memurlarıyla greve gidenlerin açığını kapamaya çalıştığını; uluslararası standartlara uymadan uçuş yapıldığını açıkladı.

THY bunu kabul etmese de, bilirkişi raporunda bu tutumu yer almış; bunun grev kırıcı bir tutum olduğu ifade edilmiş ve İstanbul 5. İş Mahkemesi tarafından da kesinleşmiştir.
Ayrıca İstanbul 2. İş Mahkemesi, THY’nin grevin hukuka aykırı olduğu yönündeki talebini reddetti. Böylelikle grevin yasal olduğu mahkemece onaylanmış oldu.

Sorumlu Kabin Amiri Zeynep Banu Dermancı: “Bir yönetmelik yayımlandı, uygun olmayan çalışma koşulları getirildi. Daha az istirahat, daha çok uçuş, daha az sayıda personelle artan iş yükü… Akabinde greve çıkıldı. Benim derdim para değil, çalışma şartları. ABD uçuşunun 36 saatlik istirahat süresi, kafalarına göre 24 saate indirilememeli. Biz hakkımızı istiyoruz derken, doğru düzgün ne istediğimizi bile anlatamadık. Dört sene evvel uçtuğumuz koşullarda uçabilmek istiyoruz, o kadar.

i

27. Hava İş Genel Kurulu (07-08 Aralık 2013)

27. Hava İş Seçimli Genel Kurulu’nda yapılan genel başkanlık seçimi için, 211 delege oy kullandı. Mevcut başkan Atilay Ayçin’in Gökkuşağı Hareketi ile AKP Hükümeti ve THY işvereninin desteklediği Ali Kemal Tatlıbal’ın Reform Hareketi başkanlık için yarıştı. Kongrenin ilk gününe Gökkuşağı Hareketi’nin delegeleri işverenin “Genel kurula katılmayın işten atılırsınız” baskıları nedeniyle katılmadılar.

ALİ KEMAL TATLIBAL KİMDİR?
AKP'nin 23. Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Cafer Tatlıbal'ın oğlu olan Ali Kemal Tatlıbal, Anayasa Referandumu'nda AKP'ye destek olan Genç Birlik oluşumunun genel başkanlığını yapmıştır. Seçimden önce THY bünyesinde çalışan Tatlıbal ayrıca,işten çıkarılan 305 personelin aleyhine, işveren lehine şahitlik yaptı.
i

20 Aralık 2013’te 15 Mayıs’tan beri grevde bulunan Hava-İş Sendikası, THY ile yapılan görüşmeler sonucunda 24. dönem toplu iş sözleşmesinin imzalandığını bildirdi. Anlaşmanın ardından Tatlıbal: “305 arkadaşımızın tekrar işine dönmesi ve grevdeki mağduriyetin giderilip tüm üyelerimizi kucaklamak üzere müzakereleri yürüttük ve mutlu sona ulaştık” dedi.

Bu olumlu açıklamanın ardından 5 Şubat 2014’te, işten çıkarılan personelle alakalı mütabakatın sağlandığı açıklandı. İlgili personellerin 10 Şubat’a kadar işe iade alınmaları için başvuruda buluabileceklerini belirten Hava İş Genel Eğitim Sekreteri Ali Emanet, 305 kişi arasında bulunan bir grup işçinin durumunu disiplin suçu kapsamında değerlendirdiğinden bu isimler üzerinde mutabakat sağlanamadığını da ekledi.

Çıkarılan Personelin Hukuk Mücadelesi

7 Haziran 2012’deki açıklamadan sonra mücadele daha çok hukuki alana kaydı ve gerek münferit gerekse toplu şekilde THY’ye haksız şekilde iş akdini sonlandırdığı gerekçesiyle davalar açıldı.

6 Kasım 2012 itibariyle THY açılan ilk davayı kaybetti ve her dava sonunda karar temyiz için Yargıtay’a taşındı. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi davaları çalışanlar lehine onayladı. Yargıtay’ın çalışan lehine verdiği bu karar aynı zamanda 29 Mayıs Grevi’nin meşru olduğu anlamına geliyordu.

Yargıtaydan zaferle çıkan personelden bir kısmı işlerine kaldıkları yerden devam ettiler. Ancak, Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’ne rast gelen temyiz dosyaları THY lehine sonuçlandı. Süreç, kanunlarla bireysel başvuru hakkının tanındığı Anayasa Mahkemesi’ne taşındı.
16 Aralık 2015 günü Anayasa Mahkemesi, Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı (THY) ile Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. çalışanı 97 kişinin hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

Yaptıkları başvuru sonrası işe iade edilen 97 kişiden 59’una ayrı ayrı 10 bin TL ödenmesine karar veren AYM, 38 kişi hakkında ise yeniden yargılama yapılmasına hükmetti.

Yeniden yargılanan işçilerin bir çoğu 2017 yılında sonuçlanan dava sonucunda tazminat hakkı kazandılar.

Bin kişiyi aşkın katılımın olduğu 29 Mayıs grevinde rastgele seçilen 305 kişiye kesilen cezanın sonrası bu şekildeydi. Uçağın kokpitinde işten çıkarıldığını öğrenenlerin, daha sonra hayatına yeni bir işle devam ederken, telefonla aranarak işe iade olacağı iletilen ama daha sonra disiplin suçu işleyenlerdensiniz denilerek işe alınmayan; mevcut işinden de olan kişilerin olduğu , neresinden tutarsanız elinizde kalacak bir grevin hikayesiydi tüm bunlar.