Karadeniz'in Özlediği Gemi: Gülcemal - Ceviiz - "Hafıza Tazeler"

Karadeniz’in Özlediği Gemi: Gülcemal

Yazar: Rüçhan Cenk Kunter

Denizcilik tarihimizin son iki yüz yılına şöyle bir göz attığımızda, iki geminin adı öne çıkar. Bunlardan biri, Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Şavaşı’na girmesine neden olan ve suda göründüğü zaman halkın kıyılara koşarak alkış tuttuğu ‘’Yavuz Sultan Selim‘’ namıdiğer “Yavuz‘’ zırhlısı. İkincisi de hiçbir zaman adı hatıralardan silinmeyen ve bilhassa Karadenizliler arasında nesilden nesile aktarılan bir gemi. Dünyanın ilk transatlantiklerinden biri olarak kabul edilen, yıllarca Türk denizciliğine hizmet etmiş, ayrıca Atatürk’ü de misafir ederek takdirlerini kazanan “Gülcemal” adlı yolcu vapurudur.

15 Temmuz 1874 tarihinde İngiltere’nin Harland Wolff Belfast gemi inşa tezgahlarında White Star Line Liverpool kumpanyası hesabına yapımına başlanan Gülcemal 16 Mayıs 1875 ‘te 85 yarda numarasıyla “Germanic” adıyla hizmete girdi. 1905 yılında Domion Line Liverpool kumpanyasına dahil olan gemi, nihayet 18 Mayıs 1911 tarihinde Osmanlı Seyrisefain idaresi tarafından satın alınarak deniz ticaret filomuza katıldı.

5071 grostonluk ve 5000 beygir gücündeki makineleriyle 18-20 mil yol yapan; ince, uzun, son derece güzel görünüşlü bir gemiydi. Zamanının en büyük ve en çok yol katedebilen deniz taşıtlarından sayılan bu gemiye zamanın padişahı V. Mehmet Reşat’ın Annesinin ismi olan “Gülcemal” ismi verildi.

 

Gemi önce Karadeniz postası olarak hizmet gördü. Ardından 1914 yılında Birinci Dünya Savaşı’nın çıkmasıyla postalığı bırakarak askeri taşıma ve hastahane gemisi olarak görev yapmaya başladı. Ne yazık ki 10 Mayıs 1915 tarihinde Marmara Denizi’nde taraE.47 adlı İngiliz denizaltısı tarafından torpille yaralandı Gülcemal. Yaklaşık iki yıl yaralı yaralı bekledi Karadeniz’in hırçın dalgalarına göğüs gereceği günleri. Sonunda 1917’de tamir edilerek tekrar servise girdi.

1918-1919 mütareke yıllarında Yunanistan ve Mısır’da bulunan tutsak kamplarındaki Alman askerlerini Willhemhafen ve Hamburg limanlarına taşıyan; Reşit Paşa ve Akdeniz gemileriyle beraber İstanbul, Selanik ve İskenderiye’ye asker ve yolcu taşıdı. Daha sonra, yukarıda adı geçen iki gemi ile birlikte Gülcemal, Almanya da ciddi bir onarım ve revizyondan geçirildi.

Mübadele günlerindeki katkılarından ötürü, Bilecik'in Vezirhan Beldesinde inşa edilen Gülcemal Vapuru Anıtı.

Merhum Lütfi Kaptan’ın yönetiminde 1921-1922 yılları arasında Dedeoğlu isimli Rum asıllı bir işletmeci tarafından kiralanarak Köstence-İstanbul-Napoli ve Marsilya’ya uğrayarak Newyork’a dört sefer yaptı. Bu suretle Atlas Okyanusu’nu geçen ilk Türk gemisi ünvanını aldı. Bu seferlerden birinde bir talihsizlik sonucu “Gülcemal”, New York limanı rıhtımlarına bindirmek suretiyle büyük bir hasara sebep oldu. Meydana gelen hasardan ötürü gemiye tedbir konması sonrası büyük üzüntü ve bunalımlar geçiren Lütfü Kaptan, şahsi yetenek ve girişimlerini kullanarak gemisini hacizden kurtardı ve İstanbul’a getirdi. Gülcemal İstanbul limanına girerken; limanda bulunan diğer gemiler düdük çekerek, sahildeki insanlar el sallayarak selamladılar onu.

Cumhuriyet’in ilanından sonra 1924 yılında Gülcemal gemisi diğer Osmanlı Seyrisefain idaresi gemileriyle beraber yeni kurulan Türkiye Seyrisefain idaresi’ne geçti ve eskiden olduğu gibi yeniden Karadeniz hattında çalışmaya başladı. Bir aralık İzmir hattında lüks sürat postalığı da yaptı. Her türlü konforu, orkestrası, meşhur mutfağı ve düzgün servisiyle yabancıların büyük takdirini kazanan Gülcemal gemisi, Türk deniz ticaret filosunda büyük hizmetler gördü.

Türk denizciliğine 27 sene hizmet ettikten; düşmana göğüs gerip, türlü badireler atlatıp, bayrağımızı uzak kıtalarda dalgalandırdıktan sonra 1938 yılında servis dışı bırakıldı GÜLCEMAL. Bir savaş zırhlısı kadar sağlam bir gövdeye sahip olan emektar gemimiz, 1950 yılında İtalyan bir firmasına satıldı.

O dönem çok eleştirilen bu satış sonrası İtalyanlar onu parçalamak yerine yeniden onararak, dizel motor ekleyerek ve ismini Roberta olarak değiştirerek kullanmaya başladılar.

Gülcemal'in satış ilanı. Milliyet Gazetesi -19 Mayıs 1950

Yazar: Rüçhan Cenk Kunter